Şifalı Sirkeler

    NİÇİN DOĞAL FERMANTASYON SİRKE ?

    Dünyada sirke üretimi 2 şekilde gerçekleştirilmektedir.

    1.Geleneksel üretim: Doğal yöntemlerle üretilmiş herhangi bir koruyucu ya da sentetik içermeyen sirke.

    2.Endüstriyel üretim: Markette satılan sirkeler.

    Geleneksel üretimde sirke üretim süresi doğal fermantasyon ile 1 yıl sürerken endüstriyel üretimde bu süre dışarıdan asedik asit kullanılarak 15 _20 saate kadar düşürülmektedir.

    Ayrıca endüstriyel sirke üretiminde kullanılan koruyucu sentetik maddeler (e 223 sodyum metabisülfit) uzun süre tüketilmesi halinde insan sağlığını tehdit edebilmektedir. Pastörize işlemden geçerken sirkenin içinde bağırsak florasını düzenleyen probiyotiklerde süzülüp alınıyor ve kişiye hiç bir katkısı olmayan sirke sunulmuş oluyor. Bağırsağı, bağışıklığı destekleyen ürün almış olmuyoruz.

    Düzenli olarak tüketilen endüstriyel sirke kalıcı karaciğer ve böbrek hasarlarına yol açabilmektedir.

    Sirkelerimiz doğal fermantasyon metodu ile hiçbir katkı maddesi kullanılmaksızın üretilmekte, probiyotik ve diğer faydalı değerlerin yok olmaması adına filtrasyon ve pastörizasyon işleminden geçmemekte ve doğal tortusu ile işlenmektedir.

    Vücudun alkali olmasını sağlayan doğal fermente sirke, kanı temizleme, bağırsak florasını dengeleme, antiseptik ve bağışıklık güçlendirici, bol miktarda mineral ve vitamin içeren gıda takviyesidir de aynı zamanda.

    Almanya’da ikinci dünya savaşında savaş yaralarında antiseptik özelliğinden dolayı kullanılmıştır. Ateş düşürücü özelliği hala bilinmekte ve kullanılmakta, enfeksiyon ve bakterilerin yok olmasında deri üzerinde ve içilerek tüketilmekte, negatif enerjiyi yok ettiği için kadim bilgelik ve dinler dede kullanımı çok yaygındır.

    Doğal fermente bir sirkenin üzerinde son kullanım tarihi olmamalıdır. Çünkü orada yaşayan mikroorganizmalar vücudun dostu ve yaşayan canlıdır. Bozulması ölmesi söz konusu değildir. Bu sayede miadsız (son tüketim tarihi olmayan) ürünler elde edebilmekteyiz.

    Düşük ısıda uykuya geçer ve kendi kendinden beslenen mikro organizmalardır.

    Selçuklu ve Osmanlıda bizim kültürümüzde de kullanımı çok yaygın olup şerbet yapımında ve şifa odaklı kullanılırdı aynı zamanda.

    Bir evden ölü çıktığında yanan ateşin üzerine sirke serpilip ortamdaki negatif enerjinin dağılması sağlanırdı.

    İtalya sirke üretiminde ön sıradadır. İtalya’da evlenen çiftlere sirke hediye etmek adettir.

    Dinimizde de Peygamber efendimizin hadislerinde övgü ile bahsedilmiş katık ve bereket özelliği üzerinde durulmuştur.

    Kendi kendine mayalanıp üreyen bir gıda olduğu için üretkenliğe çoğalmaya ve artma özelliğine sahiptir.

    Her şeyden önce yaşayan, insanoğlunun faydasına sunulmuş bir çok görevi aynı anda yapabilen canlı bir oluşumdur.

    Normal bir gıdanın içindeki vitamin mineral değeri sirke sürecinde katlanarak artmaktadır.

    Hipokrat ve İbn-i Sina’nın sirkeyi ilaç olarak ve ilaç yapımında kullandığı bilinmektedir bu yönüyle de geleneksel tababette önemli bir yeri vardır.

    Amerikan iç savaşında ‘’iskorbüt’’ hastalığında, 1.dünya savaşında yaraları iyileştirmek amacıyla kullanılmıştır.

    Sirkencübin şerbeti

    Bir Selçuklu içeceği olan Sirkencübin şerbeti hazımsızlığı giderir tokluk hissi verir açken içilirse zayıflamaya yardımcı olur. Tok karına içildiğinde ise hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı önler şişkinlik ve gaz problemlerine iyi gelir.

    5 su bardağı su

    5 su bardağı bal

    5 yemek kaşığı elma sirkesi

    Yapılışı: 5 su bardağı suya 5 yemek kaşığı bal ve 5 yemek kaşığı sirke koyduktan sonra iyice karıştırın. Soğuk olarak servis edin.

     

     

    ELMA SİRKESİ

    İçeriğindeki doğal asit ve enzimler kanın alkali dengesini sağladığından yüksek kolesterolü olanlara önerilir.

    – Kalsiyumun kemik ve eklemlerden doğal emilimini arttırır. Kemik ve eklem sağlığı için önerilir.

    – Sindirim  sisteminin daha  iyi çalışmasını sağlar. Hazımsızlık problemi olanlara önerilir. Ayrıca bağırsak gazları ve kabızlıkta da önerilir.

    – İçerdiği demir,  B12 ve folik asitten  dolayı kansızlığa iyi gelir.

    – Pektin  açısından zengin olduğundan metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden dolayı zayıflama programlarında destek olarak kullanılabilir.

    – Düzenli kullanımı bağışıklık sistemini güçlendirir.

    Önerilen Kullanım şekli:

    Yemeklerden sonra, 1 çay bardağına yarım  elma sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre kar›fl›ma  1 çay kafl›¤› bal ve/veya limon  ilave  edilebilir.

     

    ENGİNAR SİRKESİ

    – Karaciğer yağlanması ve karaciğer  rahatsızlığı olanlara önerilir. Karaciğer hücrelerini yeniler. Halsizliğe iyi gelir.

    – Kan yağlarını (lipit, kolesterol, trigliserit) düflürür.

    – Safra yollarını harekete geçirerek yağlı besinlerin hazmedilmesini sağlar.

    – Mide bulantısı ve karın  ağrısında etkilidir.

    – İdrar arttırıcı ve gaz giderici etkisi  vardır.

    Önerilen Kullanım şekli:

    Yemeklerden sonra,  1 çay bardağına yarım  enginar sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre karışıma  1 çay kaşığı bal veya limon ilave edilebilir.

     

    NAR SİRKESİ

    – Diş eti kanamalarına iyi gelir.

    – Kalbi korur ve kalbin düzenli çalışmasına destek olur.

    – Enfeksiyonlara karşı vücut direncini korur ve artırır,

    – Enerji verir, yorgunluğu giderir,

    – İdrar söktürücü etkisiyle toksin atılımını sağlar,

    – Bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastalıklara karşı korur,

    – Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır. İyi bakterilerin artmasını sağlar,

    – İshali (diare) önler ve tedavide destek sağlar,

    – Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar. Cilt enfeksiyonlarında önerilir.

     

    LİMON SİRKESİ

    – Düzenli kullanımı vücut direncini arttırır.

    – Trigliserit ve kolesterol yüksekliğinde elma sirkesiyle birlikte önerilir.

    – Konsantrasyonu artırır,  yorgunluğa iyi gelir.

    – Bağırsak parazit ve mantarlarına karşı önerilir.

    – Diş ve diş etlerini kuvvetlendirir.

    Önerilen Kullanım şekli:

    Yemeklerden sonra, 1 çay barda¤›na yar›m limon  sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre karışıma 1 çay kaşığı bal ve/veya limon  ilave  edilebilir.

     

    ALIÇ SİRKESİ

    – Kalp ve damar rahatsızlıklarında, kalp kaslarını güçlendirmeye yardımcı olur.

    – Kalp atışlarını ve kan dolaşımını düzenler.

    – Yüksek tansiyon hastalarına önerilir.

    – Kalp krizi riskini düşürür.

    – Damar sertliğine karşı koruyucudur.

    – İyi bir antioksidandır.

    Önerilen Kullanım Şekli:

    Yemeklerden sonra, 1 çay bardağına yarım alıç  sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre karışıma 1 çay kaşığı bal ve/veya limon  ilave  edilebilir.

     

    KUŞBURNU SİRKESİ

    – Yüksek C vitamini içeriği ile gribal enfeksiyonlar ve soğuk algınlığına karşı koruyucudur.

    –  Vücut direncini artırıcı özelliği vardır.

    – Hastalık sonrası iyileşme  dönemlerinde önerilir.

    – İyi bir antioksidan ve cilt yenileyicidir.

    – İçeriğindeki çinko sayesinde göz ve saçlar açısından yararlıdır.

    – Magnezyum bakımından da oldukça zengindir.

    Önerilen Kullanım Şekli:

    Yemeklerden sonra, 1 çay bardağına yarım kuşburnu sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre karışıma 1 çay kaşığı bal ve/veya limon  ilave  edilebilir.

     

    BÖĞÜRTLEN SİRKESİ

    – Şeker hastalarına önerilir.

    – Göğüs ve solunum yolu  rahatsızlıklarında tavsiye edilir.

    – Düzenli kullanımı yaşlılığa bağlı unutkanlıklara iyi gelir.

    – Gargara yapılırsa diş eti hastalıklarına, ağız yaralarına ve bademcik iltihaplarına iyi gelir.

    – Ödem gidericidir. Ayaklardaki şişliklere iyi gelir.

    Önerilen Kullanım Şekli:

    Yemeklerden sonra, 1 çay bardağına yarım böğürtlen sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre karışıma 1 çay kaşığı bal ve/veya limon  ilave  edilebilir.

     

    GİLABURU SİRKESİ

    – Böbrek rahatsızlıklarında önerilir. Böbrek ve safra taşı ve kumunu düşürmede ve taş oluşumunu engellemede önerilir.

    – Kramp ve kas ağrılarının giderilmesinde etkilidir.

    – Adet sancılarını azaltır, aşırı kanamaları önler.

    – Toksik maddeleri vücuttan uzaklaştırır.

    – İdrar yolu  iltihaplarında önerilir.

    – Yüksek üreyi düşürür ve engeller ayrıca ödem giderici özelliği vardır.

    Önerilen Kullanım Şekli:

    Yemeklerden sonra,  1 çay bardağına yarım gilaburu sirkesi, yarım ılık su karıştırılıp günde 1- 2 defa içilebilir. İsteğe göre karışıma 1 çay kaşığı bal ve/veya limon  ilave  edilebilir.